Bolu Gölcük Nasıl Bir Yer?

 Başlığımız “Bolu Gölcük Nasıl Bir Yer?” ama yapmış olduğumuz pazar gezisinin son durağı Bolu Gölcük. Köyden çocukluk arkadaşlarımla uzun süredir planladığımız Abant gezisini geçtiğimiz pazar günü itibarı ile gerçekleştirme fırsatı bulduk, günü birlik ama çok eğlenceli bir pazar günü geçirdik. Pazar günü yaklaştıkça “O gün Abant hava durumu nasıl olacak?” sorusu aklımızda yer etmişti. Yaklaştıkça gördük ki pazar günü hava sağnak yağışlı olacaktı. Yağmur bizi bozmazdı 15 kişi bir arada olmak hava durumu karşısında galip geliyordu tabi. Bir diğer soru Abant’a nasıl gidilir? Yol üstündeki büyük park alanlarından biri olan Highway Outlet’i geçer geçmez paralı yoldan ayrılıyorsunuz, ilk kavşakta tabelaları takip ederseniz orada yaklaşık 25 km kadar sonra ulaşabilirsiniz. 15 kafadar bir olunca yolculuk çok keyifli geçti, hepbirlikte söylenen şarkılar türküler oyun havaları falan… Saat 07:00’da başlayan yolculuğumuz 10:00’d kahvaltıya oturmamızla son buldu.

Abant’a 10 km kadar yaklaşınca sağlı sollu kahvaltı yapabileceğiniz aynı zamanda yemek yiyebileceğiniz pek çok mekan bulunuyor. Biz bu mekanlar arasında Cemil Piknik Alanı‘nı seçtik, hem yanında akan dere, hem mekanın şekli bizi cezbetti. Kişi başı 20 TL vererek sınırsız bir kahvatı yaptık, çok fazla çeşit masada yer alıyordu ve bittikçe istediğiniz ne varsa geliyordu. Yeşilliğin arasında, akan suyun sesiyle birlikte yedikçe yedik uzun süredir böyle kahvaltı yaptığımı hatırlamıyorum 🙂 Eğer o bölgeye gidip burayı tercih ederseniz mutlaka Hayati’yi bulun, samimi ve hoş sohbeet bir arkadaş. Namı-ı diğer Bolulu Kurt Seyit.

Pazar sabah oraya ulaştığımızda hava parçalı bulutluydu, kahvaltı boyunca ara ara güneş yüzünü gösterdi. Beklediğimizden iyi olan hava bizi memnun ederken günün keyifli geçmesine neden oldu. Oradan rotamızı 1350 metre rakıma sahip Abant Gölü’nün bulunduğu Abant Milli Parkı’na çevirdik, minibüsle gittiğimiz için 25 TL giriş ücreti ödedik eğer otomobille girerseniz 10 TL, yaya girerseniz 3 TL ödersiniz. İçeri girdikten sonra ilk bulduğumuz müsait alana aracımızı parkedip anın keyfini çıkarmaya başladık, yayıldık yemyeşil çimenlere o anlarımızı ölümsüzleştirmekle meşgul olduk. Pek çok fotoğrafımız oldu, hem uzun uzun ağaçların önünde hem de Abant Göl’nü arkamıza alıp çok keyifli kareler yakaladık. Gölün etrafında biraz daha yürüdük ve susuzluğumuzu gidermek için gölün o bölgesindeki tek olan mekana oturduk ve gölün kenarında kahvelerimizi yudumladık. O kafenin arkasındaki tepede geniş bir alan var ve çıktığınızda güzel fotoğraflar çekebilirsiniz.

Abant Gölü Kafe
Abant Gölü Kafe

Oradan sonra otellerin bulunduğu tarafa geçtik, Abant’ta gezilecek yerler hakkında bir arama yaparak etrafta nerelere gidebiliriz? sorusunun cevabını ararken bir taraftan da oradaki küçük pazar yerinde yöresel ürünler ve Bolçi (Bolu Çikolatası) aldık. Yaklaşık 3 saat gibi bir süreç sonrasında ABant Milli Parkını bitirmiştik. Şimdi kalan 2-3 saatlik vakitte nereye gideceğimize karar vermek kalmıştı. Yedi Göller Milli Parkı, yürüyüş parkurları olan Örmeci Yaylası, Sinekli Yaylası, Samandere Şelalesi, Güzeldere Şelalesi ve Gölcük Milli Parkı arasında yazı tura atarken ben ve bir arkadaşımın daha gelirken tavsiye aldığı Gölcük Milli Parkı öne çıkmıştı, hani Google’da Abant fotoğraflarnı aratınca çıkan gölün arkasındaki ahşap binanın olduğu yer, işte tam o sırada yanımızdan telefonla geçen birinin “Gölcük çok harika diyorlar buradan oraya geçeceğiz” özetli cümleleri ile artık netleşmişti 🙂

Bolu Gölcük Nasıl Bir Yer?

Atlara binilen mekandaki işletmecilerden yol tarifi alıp Bolu merkez üzerinden 1217 metre rakıma sahip Gölcük Milli Parkı’na doğru yol aldık. Gölcük Milli Parkı’na nasıl gidilir? diye merak edenler için Bolu merkezden sonrası için harita paylaşmak istiyorum. Bolu merkeden yaklaşık 17 km mesafedek bulunan Gölcük Milli Parkı’na geldiğimizde giriş ücretleri yine Abant Milli Parkı’ndaki gibi minibüsle 25 TL, otomobil 10 TL, yaya 3 TL’ydi. İçeri girip aracımızı otoparka bıraktıktan sonra heyecanla o kadar tavsiye edilen mekanın derinliklerine doğru yol aldık. Gölün kenarına geldiğimizde anladım ki Abant Gölü’nde geçirdiğimiz vakte yazık etmişiz, gerçekten ilk görüşte aşk yaşadım. Küçücük ve çok sevimli bir yer, yerde mangal yakmak yasak ama belediye mangal için özel 1 metre yüksekliğinde sobavari mangallar apmış ve belirli aralıklarla yerleştirmiş. Küçük gölün etrafında yürüyüş yolu ve bisiklet parkuru var ve gölün muhtelif yerlerinde fotoğraf çektirmek için alanlar bırakılmış. Neresinden bakarsanız bakın gölün tamamını görebiliyorsunuz, küçük bir göl ama o koyu yeşilliğin içinde o suyun bütünleşmesini anlatsam da anlayamazsınız 🙂

Bolu Gölcük
Bolu Gölcük

Gölcük Milli Parkı içerisinde yemek yiyebileceğiniz mekanlar da mevcut, sadece mangal mekanı değil yani. Genel kanı o tarz bir yerde “pahalılığından dolayı yemek yenmez” şeklindedir ama fiyatlar fahiş değil, sucuk ekmek 8 TL, köfte 12 TL vs yani gönül rahatlığıyla yolculuk öncesi yemek yiyebilirsiniz. Doyduktan sonra o büyüleyici mekandan ayrılıp artık gitme vaktinin geldiğinin farkına vardık, çok zor oldu ayaklarımız geri geri gitti tabir-i caizse ama dönmeye mecburduk. Otoparka gidene kadar toplasan 3 dakika sürmeyecek yolda sağnak yağmur altında iliklerimize kadar ıslanarak anılarımızı pekiştirdik. 18:00’de de dönüşe geçtik ve sağnak yağmur altında 22:00’da İstanbul’a döndük. O kadar yoğun ve yorucu güne rağmen dönüş yolunda bile müziklere eşlik eden coşan oynayan insanlardık biz, çok mutluyduk.

NOT: Kiralık şoförsüz minibüs bulmak pek kolay olmuyor. 2 hafta öncesinden anlaşıp araç fotoğraflarına kadar bize gönderilen cumartesi öğle saatlerine kadar herşey yolunda olan Üçler Oto Kiralama teslim saati yaklaştıkça süreci ertelemeye başlayıp aracı teslim edemeyeceğini cumartesi akşam 20:30 gibi bildirdi. 2 haftada  kere telefonla ulaşıp kapora için banka bilgisi istememe rağmen vermemelerinden şüphelenerek B planı yapmıştım ki planımızı iptal etmek zorunda kalmadık. Hemen Özkaynak Turizm ile irtibata geçip 22:00’da aracı teslim aldık. Size de şoförsüz kiralık minibüs lazım olursa hangi firmayı tercih etmeyeceğinizi bilin.

Son olarak günü anlatan kalabalık bir fotoğraf 😀

Sofular Gençliği
Sofular Gençliği

Yemek Blogları İçin Pinterest Nasıl Kullanılır?

Yemek Blogları İçin Pinterest‘e başlamadan önce biraz nostalji yapıp geçmişe gidelim. Yemek bloguna sahip pek çok arkadaşımız var ve büyük emekler harcayarak bloglarını güzelleştirmeye çalışıyorlar. Malzemeleri alıyorlar, gerekli hazırlıklarını yapıyorlar, bazıları adım adım bazıları nihai haliyle fotoğraflarını çekiyorlar, bloglarında yer verip takip edenleriyle paylaşıyorlar ve gelen etkileşimleri takip ederler. Tarifleri paylaşıldıkça, yorum aldıkça memnun olur daha fazla kişiyle etkileşime girmek isterler. Bu bir anlamda yemek bloggerlerının motivasyonudur. Çok fazla yemek blogu olup büyük oranda artık güncellenmeyen yemek blogları olması önemli ölçüde bu motivasyonun öyle yada böyle bir şekilde bozulmasından kaynaklanmaktadır.

Pinterest
Pinterest

Sosyal medya bu kadar aktif rol almaya başlamasından önceki dönemde bloglar arası sinerji ve etkileşim oldukça yüksekti. O dönemlerde sadece blog yazmak ve diğer blogger arkadaşlarla iletişim kurmak belirli bir sinerjiyi oluşturuyordu. Sosyal medya aktif rol almaya başladığından beri hepimiz bloglardan uzaklaşıp sosyal medyanın çeşitli oyuncaklarının esiri olduk. Sosyal medya oyuncakları vaktimizin çoğunu almaya başladı ve bloglara/sitelere trafiğe önemli ölçüde etki etmeye başladı, bloglarda geçirdiğimiz zamanları sosyal mecralardaki anlık etkileşimlere dönüştürdük. Aslında tercih ettik demek daha doğru olacak. Değer kaybeden blogger etkileşimi sonrası blogların etkileşimi değişen ve gelişen etkileşim yöntemleri ile birlikte SEO’nun ön plana çıkmasına ve organik trafiğin çok değerlenmesine neden oldu.

Pinterest Nasıl Kullanılır?

Ülkemizde Facebook ve Twitter uzun zamandır aktif olarak yer almakta ve her blogger için önemli bir yer almakta. Sürekli ortaya çıkan yeni platformlar ile alternatiflerimiz artmakta. Pinterest her ne kadar çok yeni olmasa da görsel odağında devam eden sosyal medya platformları arasında istikrarlı ve Türkiye’de biraz daha ön plana doğru yol almaya devam ediyor.

Üye girişi yapıp profilinizi tamamladıktan sonra başlıyor nasıl kullanmanız gerektiği. Hayatımıza “pin” ve “board” kavramlarını monte eden Pinterest bloglarınız için oldukça efektif kullanabileceğiniz bir platform. Pinterest’te yeniyseniz takip etmeye başladığınız kişilerin pinleri arasında kaybolup oldukça uzun zaman geçirebilirsiniz 🙂 Dilerseniz sadece takip ettiğiniz arkadaşlarınız pinleri arasında dolaşabilir, ister beğenebilir, isterseniz re-pin özelliği ile beğendiğiniz içeriği siz de takipçilerinizle paylaşabilirsiniz.

Pinterest’in ahlaki kullanım kurallarını dikkate alarak paylaşımlarda bulunmalısınız, bu hususlara dikkat edersenz kaliteli içerik sağlayıcılar arasında yer alabiliriniz:

1. Resmi aldığınız kaynak adresi Pinterest otomatik eklemezse siz eklemelisiniz.

2. 13 yaş üstü içerik girmelisiniz, Pinterest çıplaklık ve nefret söylemi içeriklerine izin vermemekte.

3. Kişisel kullanımlarda çok fazla tek yönlü reklamınızı yapmamalısınız, tüm sosyal medyada olduğu gibi kendiniz çok fazla öne çıkarmak size negatif geri dönümler getirecektir.

Yemek Blogları İçin Pinterest

Yemek blogları için nasıl kullanılacağına gelince; Pinterest Seo için önemli katkıları olan platform ve görselliğiyle kullanıcılarını büyüleyerek uzun süre vakit geçirmelerine neden olan bir platform. SEO olarak daha fazla katkı sağlaması için öncelikle web sitesinizi Pinterest’e tanıtmalısınız. Ayarlar > Profil yönlendirmesi ile aşağıda örneğini göreceğiniz alana sitenizi ekleyip doğrulamayı tamamlayın.

Pinterest Hesap Doğrulama

Sitenizi/blogunuzu tanımladıktan sonra yapmanız gereken Pinterest’teki boardlarınızı doğru konumlandırmak. Blogunuzda kategorilerinize gösterdiğiniz özeni burada boardlarınıza göstermeniz gerekiyor. Ön plana çıkartmak istediğiniz kategorileri et emekleri, sebze yemekleri, salata tarifleri, tatlı tarifleri vb şekilde board olarak kullanıp tariflerinizi boardların içine pinleyeceksiniz. Hem backlink sağlamış olacaksınız hem de Google arama sonuçlarına etki eden Pinterest’in size sunduğu nimetlerden yararlanmış olacaksınız. Ayrıca Pinterest’i kullanmakla görselin ön plana çıktığı resimli yemek tarifleri kitabınızı hazırlamış olacaksınız.

Pinterest SEO Etkisini Nasıl Arttırabilirsiniz

  • Yukarıda da belirttiğim gibi öncelikli olarak sitenizi doğrulayarak başlamalısınız. Akabinde yapacağınız board piramidi ile kusursuz bir backlink elde etmiş olursunuz.
  • Bloglarınızda Pinterest profilinize yer vererek, yayınladığınız tariflerin bulunduğu sayfalardaki sosal paylaşım butonları arasında Pinterest butonuna da yer verin. Ne kadar fazla takipçiye sahip olursanız blogunuza o kadar fazla etkileşim sağlarsınız.
  • Yazılarınızı Pinterest’te paylaşılmasını teşvik etmek için blog yayınlarınızın içine Pin it butonu yerleştirin.
  • Anahtar kelimeler olarak konumlandırdığınız boardlarınızın etkisi kaliteli bir içerik üreticisini alt sayfasından geliyormuş gibi görüntülenecektir.
  • Birden fazla fotoğraf içeren yayınlarınızı ayrı fotoğraflarla paylaşıp aynı board üzerinde birden fazla pin ile spam olmadan yönlendirme yapmış olursunuz.
  • Paylaşımlarınızı gün içine yayarak farklı saatlerde Pinterest kullanan kişilere hitap edebilir ve blogunuza yönlendirdiğiniz trafiği aktif tutabilirsiniz.

Çok zor olmayan bu maddeleri uyguladığınızda kısa sürede belirlediğiniz anahtar kelimelerde yükselişe geçtiğinizi gözlemleyeceksiniz.